Penis Eğriliği Tedavisi

Peyronie Tedavisi

Peyronie hastalığı, peniste fibröz plak oluşumuna bağlı eğrilik ve ağrıya neden olan bir durumdur. Modern Peyronie tedavisi yöntemleriyle eğrilik düzeltilir, fonksiyon korunur ve yaşam kalitesi artırılır.

%95
Başarı Oranı
1-2
Saat Ameliyat
20+
Yıl Deneyim
Deneyimli Cerrah
Kişiye Özel Tedavi
Kalıcı Sonuç
Peyronie Tedavisi - Penis Eğriliği Düzeltme
Eğrilik Düzeltme
Peyronie Tedavisi

Sorunuza Doğrudan Yanıt

Peyronie hastalığı (La Peyronie), penis dokusunda fibröz plak oluşumuna bağlı olarak gelişen ve peniste eğrilik ile karakterize edilen bir durumdur.

Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre tedavi, hastalığın evresine göre belirlenmektedir. Tedavi seçenekleri arasında medikal tedavi, intralezyonel enjeksiyon ve cerrahi müdahale yer almaktadır.

Ücretsiz Konsültasyon

Prof. Dr. Özkan Onuk ile görüşün

Gizlilik Garantisi
Ücretsiz Danışmanlık
Bilgi Detay
Durum Peyronie Hastalığı (La Peyronie)
Hekim Prof. Dr. Özkan Onuk — Üroloji Uzmanı
Klinik Urologica, İstanbul
Hastalık Fazları Akut (Aktif) / Kronik (Stabil)
Tedavi Seçenekleri Medikal, İntralezyonel, Cerrahi
Cerrahi Süre 60-120 dakika (tekniğe göre)
Hastane Kalışı Günübirlik veya 1 gece
Akreditasyon Türk Üroloji Derneği standartlarında
Fiyat Danışmanlık görüşmesinde belirlenir
İletişim WhatsApp: +90 541 123 06 03

Peyronie Hastalığı Nedir?

Peyronie hastalığı, penis içindeki tunika albuginea adı verilen fibröz kılıfta plak oluşumu sonucu gelişen bir durumdur. Bu plaklar, esnek olmayan skar dokusu karakterinde olup ereksiyon sırasında penisin etkilenen bölgesinin genişlemesini engellemektedir. Sonuç olarak penis, plağın bulunduğu yöne doğru eğrilmekte ve bu durum penis eğriliği olarak tanımlanmaktadır.

Hastalık ilk olarak 1743 yılında Fransız cerrah François Gigot de La Peyronie tarafından tanımlanmıştır. Günümüzde yapılan epidemiyolojik çalışmalar, Peyronie hastalığının daha önce düşünülenden daha yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. Orta yaş ve üzeri erkeklerde görülme sıklığı artmakta olup 40-70 yaş arasında en sık karşılaşılmaktadır.

Peyronie hastalığının patofizyolojisi tam olarak aydınlatılmamış olmakla birlikte, tekrarlayan mikrotravmaların inflamatuar süreci tetiklediği ve anormal yara iyileşmesi sonucu fibröz plak oluştuğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlık, bağ dokusu hastalıkları ve vasküler risk faktörleri hastalık gelişiminde rol oynayan etkenler arasında yer almaktadır.

Peniste eğrilik, Peyronie hastalığının en belirgin bulgusudur. Eğrilik yukarı, aşağı veya yana doğru olabilmekte, bazı hastalarda kum saati deformitesi veya kısalma da eşlik edebilmektedir. Bu değişiklikler cinsel fonksiyonu olumsuz etkileyebilmekte ve psikolojik sıkıntıya neden olabilmektedir.

Peyronie Hastalığının Belirtileri

Peyronie hastalığının klinik bulguları hastalığın evresine ve şiddetine göre değişkenlik göstermektedir. Erken dönemde belirtiler daha belirgin ve rahatsız edici olabilirken, hastalık stabilize olduktan sonra semptomlar genellikle sabit kalmaktadır.

Başlıca belirtiler şunlardır:

Penis eğriliği hastalığın en karakteristik bulgusudur. Eğrilik ereksiyon sırasında belirginleşmekte ve derecesi kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Hafif eğrilikler cinsel fonksiyonu etkilemezken, ileri derecedeki eğrilikler cinsel ilişkiyi zorlaştırabilmekte veya imkansız hale getirebilmektedir.

Palpabl plak, penis şaftında elle hissedilebilen sert bir kitle şeklinde kendini göstermektedir. Plaklar genellikle dorsal yüzeyde lokalize olmakla birlikte lateral veya ventral yerleşimli de olabilmektedir.

Ağrı, özellikle akut fazda ereksiyon sırasında veya dinlenme halinde hissedilebilmektedir. Hastalık kronik faza geçtikçe ağrı genellikle azalmakta veya tamamen kaybolmaktadır.

Erektil disfonksiyon, Peyronie hastalarının önemli bir kısmında eşlik eden bir sorundur. Vasküler yetmezlik, venöz kaçak veya psikolojik faktörler erektil fonksiyonu olumsuz etkileyebilmektedir.

Penis kısalması, plak oluşumuna bağlı olarak algılanan veya gerçek uzunluk kaybı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bu durum hastalar için önemli bir endişe kaynağı oluşturabilmektedir.

Peyronie Hastalığının Nedenleri

Peyronie hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli faktörlerin hastalık gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Multifaktöriyel bir etiyoloji söz konusu olup genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve yaşam tarzı değişkenleri bir arada değerlendirilmektedir.

Travma hipotezi en yaygın kabul gören teorilerden biridir. Cinsel ilişki sırasında veya diğer aktivitelerde oluşan tekrarlayan mikrotravmaların tunika albugineada hasar oluşturduğu ve anormal yara iyileşmesi sürecinin plak formasyonuna yol açtığı öne sürülmektedir.

Genetik faktörler hastalık gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Aile öyküsü bulunan bireylerde Peyronie hastalığı riski artmaktadır. Dupuytren kontraktürü, Ledderhose hastalığı gibi diğer fibrotik durumlarla birliktelik de genetik yatkınlığı desteklemektedir.

Vasküler risk faktörleri arasında diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi ve sigara kullanımı yer almaktadır. Bu faktörler hem Peyronie hastalığı hem de eşlik eden erektil disfonksiyon riskini artırmaktadır.

Yaş önemli bir risk faktörüdür. Hastalık prevalansı yaşla birlikte artmakta olup 50 yaş üzerinde daha sık görülmektedir.

İatrojenik nedenler arasında penil cerrahi, kateteterizasyon veya sistoskopi gibi ürolojik girişimler sayılabilmektedir. Bu işlemler tunika albugineada hasar oluşturarak plak formasyonunu tetikleyebilmektedir.

Tanı Yöntemleri

Peyronie hastalığının tanısı öncelikle ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile konulmaktadır. Ek görüntüleme yöntemleri tedavi planlaması için değerli bilgiler sağlamaktadır.

Öykü alma sırasında semptomların başlangıç zamanı, ilerleme hızı, ağrı varlığı, eğrilik derecesi ve cinsel fonksiyon sorgulanmaktadır. Eşlik eden hastalıklar, ilaç kullanımı ve aile öyküsü de değerlendirmeye dahil edilmektedir.

Fizik muayene ile plağın lokalizasyonu, boyutu ve sertliği değerlendirilmektedir. Flask haldeki peniste palpasyonla plak tespit edilebilmektedir.

Ereksiyon fotoğrafları veya klinikte yapılan enjeksiyonla indüklenmiş ereksiyon değerlendirmesi, eğrilik açısının ölçülmesi ve cerrahi planlaması için önemlidir. Hastadan evde çekilen ereksiyon fotoğrafları getirmesi istenebilmektedir.

Ultrasonografi, plak karakterizasyonu ve penis vaskülaritesinin değerlendirilmesi için kullanılmaktadır. Doppler ultrasonografi ile arteriyel akım ve venöz kaçak değerlendirilebilmektedir. Plağın kalsifikasyon içerip içermediği de ultrasonografi ile belirlenebilmektedir.

Tanı kriterleri olarak klinik bulgular yeterli olmakla birlikte, kronik faz teyidi için hastalığın en az 12 ay stabilizasyonu veya 3-6 aydır progresyon olmaması değerlendirilmektedir.

Hastalık Fazları: Akut ve Kronik Dönem

Peyronie hastalığının tedavi yaklaşımını belirleyen en kritik faktör, hastalığın hangi fazda olduğudur. Akut ve kronik faz ayrımı tedavi seçimini doğrudan etkilemektedir.

Akut (Aktif) Faz

Akut faz, hastalığın başlangıcından itibaren genellikle 6-18 ay süren dönemdir. Bu dönemde inflamatuar süreç aktiftir ve plak formasyonu devam etmektedir. Karakteristik özellikler şunlardır:

Ereksiyon sırasında veya dinlenme halinde ağrı sık görülmektedir. Eğrilik derecesi progresif olarak artabilmektedir. Plak boyutu değişkenlik gösterebilmektedir. Bu dönemde cerrahi müdahale önerilmemektedir çünkü hastalık stabilize olmamıştır ve cerrahi sonrası progresyon riski bulunmaktadır.

Kronik (Stabil) Faz

Kronik faz, hastalığın stabilize olduğu dönemdir. Genellikle 12-18 ay sonra kronik faza geçiş olmaktadır. Karakteristik özellikler şunlardır:

Ağrı genellikle kaybolmuş veya belirgin şekilde azalmıştır. Eğrilik derecesi en az 3-6 aydır sabit kalmaktadır. Plak karakteristikleri değişmemektedir. Bu dönemde cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilmektedir.

Faz belirlemenin önemi

Peyronie tedavisinde doğru zamanlama kritik önem taşımaktadır. Akut fazda medikal tedaviler ön planda iken, kronik fazda cerrahi seçenekler gündeme gelmektedir. Prof. Dr. Özkan Onuk, danışmanlık görüşmesinde hastalık fazını dikkatli bir şekilde değerlendirerek uygun tedavi planını belirlemektedir.

Peyronie Tedavi Seçenekleri

Peyronie hastalığının tedavisinde hastalık fazı, eğrilik derecesi, erektil fonksiyon durumu ve hastanın beklentileri göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmiş bir yaklaşım benimsenmektedir. Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzları tedavi algoritması için yol gösterici olmaktadır.

Tedavi Yaklaşımı Endikasyon Zamanlama
Medikal Tedavi Ağrılı akut faz, progresyon önleme Akut Faz
İntralezyonel Tedavi Stabil hastalık, orta derece eğrilik Kronik Faz
Plikasyon Yeterli uzunluk, iyi ereksiyon, <60° eğrilik Kronik Faz
Greftleme İleri eğrilik, kum saati deformitesi, iyi ereksiyon Kronik Faz
Penil Protez Eşlik eden erektil disfonksiyon Kronik Faz

Tedavi seçiminde hastanın öncelikleri de dikkate alınmaktadır. Bazı hastalar için eğrilik düzeltilmesi öncelikli iken, bazıları için penis uzunluğunun korunması daha önemli olabilmektedir. Prof. Dr. Özkan Onuk, danışmanlık görüşmesinde tüm seçenekleri avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte hastaya sunmaktadır.

Medikal Tedavi Yaklaşımları

Peyronie hastalığının akut fazında medikal tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Medikal tedavinin temel hedefleri ağrının kontrolü, progresyonun önlenmesi ve mümkünse eğriliğin azaltılmasıdır.

Oral tedaviler arasında antioksidanlar, antiinflamatuarlar ve kollajen sentezini etkileyen ajanlar yer almaktadır. Bu tedavilerin etkinliği konusunda kanıt düzeyi değişkenlik göstermekte olup EAU kılavuzlarında sınırlı öneri bulunmaktadır.

Topikal tedaviler bazı vakalarda denenebilmektedir. Transdermal ilaç uygulamaları araştırma konusu olmaya devam etmektedir.

Vakum cihazları ve traksiyon tedavisi, mekanik germe prensibiyle çalışan konservatif yaklaşımlardır. Düzenli kullanımla plak remodelasyonu ve eğrilik azalması hedeflenmektedir. Bu yöntemler tek başına veya diğer tedavilerle kombine olarak uygulanabilmektedir.

İntralezyonel enjeksiyonlar, kronik fazda doğrudan plağa yapılan enjeksiyonları kapsamaktadır. Kollajenaz içeren preparatlar, EAU tarafından önerilen tedavi seçenekleri arasında yer almaktadır. Enjeksiyonlar seri halinde uygulanmakta ve eğrilik derecesinde azalma sağlayabilmektedir.

Medikal tedavi kararı, hastalığın evresi, semptomların şiddeti ve hastanın tedavi hedefleri göz önünde bulundurularak verilmektedir. Prof. Dr. Özkan Onuk, bireysel değerlendirme sonrasında en uygun medikal tedavi protokolünü belirlemektedir.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Peyronie hastalığında cerrahi tedavi, kronik fazda stabil hastalığı olan ve konservatif tedaviden fayda görmeyen veya ileri derecede eğriliği bulunan hastalar için değerlendirilmektedir. Cerrahi teknik seçimi eğrilik derecesine, erektil fonksiyon durumuna ve hastanın beklentilerine göre belirlenmektedir.

Plikasyon Teknikleri (Tunika Kısaltma)

Plikasyon, plağın karşı tarafındaki tunika albugineayı kısaltarak eğriliği düzeltmeyi hedefleyen bir tekniktir. Nesbit prosedürü ve modifikasyonları bu kategoride yer almaktadır.

Avantajları arasında teknik basitlik, düşük erektil disfonksiyon riski ve kısa iyileşme süresi sayılabilmektedir. Dezavantajı ise penis uzunluğunda bir miktar kayıp olmasıdır. Genellikle 60 derecenin altındaki eğriliklerde ve yeterli penis uzunluğu olan hastalarda tercih edilmektedir.

Greftleme Teknikleri (Plak İnsizyonu/Eksizyonu)

Greftleme, plağın kesilmesi veya çıkarılması sonrasında oluşan defektin greft materyali ile kapatılmasını içermektedir. Safen ven, perikard, dermis veya sentetik materyaller greft olarak kullanılabilmektedir.

Avantajları arasında penis uzunluğunun korunması ve ileri derecedeki eğriliklerde etkinlik yer almaktadır. Dezavantajları ise daha uzun ameliyat süresi, öğrenme eğrisi ve erektil disfonksiyon riski olabilmesidir. 60 derecenin üzerindeki eğriliklerde ve kum saati deformitesinde tercih edilebilmektedir.

Penil Protez İmplantasyonu

Peyronie hastalığına erektil disfonksiyon eşlik ettiğinde, penil protez hem ereksiyon sorununu hem de eğriliği birlikte çözümleyebilmektedir. Protez yerleştirme sırasında modelleme teknikleri veya ek girişimlerle eğrilik düzeltilmektedir.

Penil protez (halk arasında mutluluk çubuğu olarak da bilinir), özellikle medikal tedaviye yanıt vermeyen erektil disfonksiyon varlığında tercih edilmektedir. Şişirilebilir protezler doğal görünüm ve his açısından avantaj sağlamaktadır.

Peyronie Tedavisinden Beklentiler

Peyronie tedavisinde gerçekçi beklentilerin oluşturulması, hasta memnuniyeti açısından kritik öneme sahiptir. Tedavi hedefleri hastanın durumuna göre bireyselleştirilmektedir.

Cerrahi tedaviden beklenenler:

Eğrilik düzeltilmesi, cerrahi tedavinin temel hedefidir. Tatmin edici cinsel ilişkiye izin verecek düzeyde düzeltme hedeflenmektedir. Tam düzelme her zaman mümkün olmayabilmekte, 10-15 dereceye kadar rezidüel eğrilik kabul edilebilir sınırlarda değerlendirilmektedir.

Penis uzunluğu konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Plikasyon tekniklerinde bir miktar kısalma beklenmektedir. Greftleme ile uzunluk korunabilmekte, ancak her hastada sonuçlar farklılık gösterebilmektedir.

Erektil fonksiyon, cerrahi teknik seçimini etkileyen önemli bir faktördür. Ameliyat öncesi iyi erektil fonksiyonu olan hastalarda fonksiyonun korunması hedeflenmektedir.

Tedavi başarısını etkileyen faktörler:

Hastalık süresi ve stabilite durumu tedavi sonuçlarını etkilemektedir. Erken dönemde yapılan cerrahi daha iyi sonuçlar sağlayabilmektedir. Plak özellikleri, özellikle kalsifikasyon varlığı teknik seçimi ve sonuçları etkileyebilmektedir. Eşlik eden hastalıklar, özellikle diyabet ve vasküler hastalıklar, iyileşme sürecini ve sonuçları etkileyebilmektedir.

Prof. Dr. Özkan Onuk, danışmanlık görüşmesinde bireysel değerlendirme yaparak gerçekçi beklentileri hasta ile paylaşmaktadır.

Peyronie Tedavisi: Riskler ve Komplikasyonlar

Peyronie tedavisinde kullanılan yöntemlerin potansiyel riskleri hastaya açık bir şekilde anlatılmaktadır. Risk profili tedavi yöntemine göre değişkenlik göstermektedir.

Cerrahi tedavi riskleri:

Risk Açıklama Sıklık
Penis kısalması Özellikle plikasyon sonrası Beklenen
Rezidüel eğrilik Tam düzelme sağlanamayabilir Olası
Erektil disfonksiyon Özellikle greftleme sonrası Nadir-Orta
Duyu değişiklikleri Geçici veya kalıcı his değişikliği Olası
Nüks Eğriliğin yeniden oluşması Nadir

Genel cerrahi riskler arasında enfeksiyon, kanama, hematom ve yara iyileşme sorunları yer almaktadır. Bu riskler standart cerrahi önlemlerle minimize edilmektedir.

İntralezyonel tedavi riskleri arasında enjeksiyon bölgesinde ağrı, ekimoz, hematom ve nadir olarak korporal rüptür sayılabilmektedir.

Risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve komplikasyonların önlenmesi için ameliyat öncesi kapsamlı değerlendirme yapılmaktadır. Prof. Dr. Özkan Onuk, olası riskleri ve bunların yönetimini danışmanlık görüşmesinde detaylı olarak açıklamaktadır.

Peyronie Tedavisinin İyileşme Süreci

Peyronie cerrahisi sonrası iyileşme süreci, uygulanan tekniğe göre değişkenlik göstermektedir. Genel iyileşme prensipleri tüm hastalar için benzer olmakla birlikte, bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmaktadır.

İlk hafta:

Ameliyat sonrası ilk günlerde ödem ve morluk beklenmektedir. Ağrı kontrolü için düzenli analjezik kullanımı önerilmektedir. Hafif aktivite mümkün olmakla birlikte, ağır fiziksel efordan kaçınılmalıdır. Pansuman bakımı ve yara takibi yapılmaktadır.

İlk ay:

Ödem ve morluk kademeli olarak azalmaktadır. Hafif günlük aktivitelere dönüş mümkündür. Cinsel aktiviteden kaçınılması gerekmektedir. Kontrol muayenesi yapılarak iyileşme değerlendirilmektedir.

1-3 ay arası:

Yara iyileşmesi tamamlanmaktadır. Cinsel aktiviteye izin verilen zamanlama bireysel olarak belirlenmektedir. Genellikle 6-8 hafta sonra cinsel ilişkiye başlanabilmektedir. Erektil fonksiyon değerlendirilmektedir.

Uzun dönem:

Final sonuç 6-12 ay içinde netleşmektedir. Düzenli takip muayeneleri önerilmektedir. Gerekirse ek tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir.

Prof. Dr. Özkan Onuk, ameliyat sonrası dönemde hastaları düzenli olarak takip etmekte ve iyileşme sürecini yakından izlemektedir. Herhangi bir sorun veya endişe durumunda hızlı iletişim imkanı sağlanmaktadır.

Prof. Dr. Özkan Onuk Hakkında

Prof. Dr. Özkan Onuk, üroloji ve androloji alanında akademik kariyerine devam eden bir hekimdir.

Prof. Dr. Özkan Onuk, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Akademik Pozisyon: Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Uzmanlık Alanları:

  • Peyronie hastalığı tedavisi
  • Penis eğriliği cerrahisi
  • Penil protez cerrahisi
  • Erkek cinsel sağlığı
  • Androloji

Üyelikler:

  • Avrupa Üroloji Derneği (EAU)
  • Türk Üroloji Derneği
  • Uluslararası Cinsel Tıp Derneği (ISSM)

Klinik Pratiği: İstanbul’da Urologica Kliniği’nde Peyronie hastalığı ve penis eğriliği tedavisi alanında danışmanlık ve tedavi hizmeti sunmaktadır. Her hasta için bireyselleştirilmiş tedavi planı oluşturulmakta ve tedavi sürecinde yakın takip sağlanmaktadır.

Danışmanlık Randevusu

Peyronie tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve bireysel değerlendirme için Prof. Dr. Özkan Onuk ile danışmanlık randevusu oluşturabilirsiniz.

Danışmanlık görüşmesinde tıbbi öykünüz değerlendirilmekte, muayene yapılmakta ve tedavi seçenekleri tartışılmaktadır. Penil protez endikasyonu, uygun protez tipi ve cerrahi süreç hakkında bilgilendirme sağlanmaktadır. Bireysel sorularınız yanıtlanmakta ve beklentileriniz değerlendirilmektedir.

İletişim:

📱 WhatsApp: +90 541 123 06 03 📧 E-posta: Urologica@gmail.com 📍 Konum: Urologica, İstanbul

Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde profesyonel tıbbi görüşün yerini almaz. Herhangi bir tıbbi durum hakkında sorularınız için her zaman nitelikli bir hekime danışın. Bireysel sonuçlar değişiklik gösterebilir. Prof. Dr. Özkan Onuk ve Urologica, burada sağlanan bilgilere dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz. Bu içerik Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmıştır.

Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Özkan Onuk, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Son güncelleme: Şubat 2026 | Sonraki inceleme: Mayıs 2026

Neden Urologica?

Peyronie Tedavisi İçin Neden Bizi Seçmelisiniz?

20 yılı aşkın deneyimle, kişiye özel tedavi yaklaşımı ve yüksek başarı oranları.

Prof. Dr. Özkan Onuk

Prof. Dr. Özkan Onuk

Üroloji Uzmanı | Klinik Direktörü

Rigicon Global Reference Center

Deneyimli Cerrahi Ekip

Peyronie cerrahisinde uzmanlaşmış ekibimiz, plikasyon, greftleme ve protez cerrahisinde geniş deneyime sahiptir.

Kişiye Özel Tedavi Planı

Her hastanın eğrilik derecesi, ereksiyon kalitesi ve beklentilerine göre en uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Yüksek Başarı Oranları

%95'in üzerinde eğrilik düzeltme başarısı. Modern tekniklerle fonksiyonel sonuçlar korunmaktadır.

Tam Gizlilik Garantisi

Hasta mahremiyetine büyük önem veriyoruz. Tüm işlemleriniz en üst düzeyde gizlilik ile korunur.

20+
Yıl Deneyim
3000+
Başarılı Ameliyat
%98
Hasta Memnuniyeti
5000+
Mutlu Hasta
Sık Sorulan Sorular

Peyronie Hastalığı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Peyronie hastalığı ve tedavisi hakkında en sık sorulan sorular ve yanıtları.

Peyronie hastalığı, penis dokusunda fibröz plak oluşumuna bağlı olarak gelişen ve peniste eğrilik ile karakterize edilen bir durumdur. Plak, ereksiyon sırasında penisin etkilenen bölgesinin genişlemesini engelleyerek eğriliğe neden olmaktadır.
Bazı hastalarda, özellikle hafif vakalarda, spontan düzelme görülebilmektedir. Ancak birçok hastada hastalık stabil kalmakta veya ilerlemektedir. Bu nedenle uzman değerlendirmesi önerilmektedir.
Tedavi gerekliliği eğriliğin derecesine, semptomlara ve cinsel fonksiyon üzerindeki etkiye bağlıdır. Hafif eğrilikler tedavi gerektirmeyebilirken, ileri derecedeki eğrilikler veya fonksiyonel sorunlar tedavi endikasyonu oluşturmaktadır.
Akut fazda medikal tedaviler ağrı kontrolü ve progresyon önleme amacıyla kullanılabilmektedir. Ancak kronik fazda belirgin eğrilik için cerrahi tedavi seçenekleri daha etkili olmaktadır.
Cerrahi tedavi, kronik fazda stabil hastalığı olan, konservatif tedaviden fayda görmeyen veya cinsel fonksiyonu etkileyen belirgin eğriliği bulunan hastalar için değerlendirilmektedir.
Teknik seçimi eğrilik derecesine, erektil fonksiyona ve hastanın beklentilerine göre belirlenmektedir. Her tekniğin avantaj ve dezavantajları bulunmakta olup bireysel değerlendirme gerekmektedir.
Cerrahi tedavi ile tatmin edici düzeyde düzeltme hedeflenmektedir. Tam düzelme her zaman mümkün olmayabilmekte, 10-15 dereceye kadar rezidüel eğrilik kabul edilebilir sınırlarda değerlendirilmektedir.
Tedavi ile cinsel fonksiyonun restorasyonu hedeflenmektedir. Birçok hasta tedavi sonrası tatmin edici cinsel yaşama dönebilmektedir.
Peyronie hastalarının önemli bir kısmında erektil disfonksiyon eşlik etmektedir. Bu durumda tedavi planı her iki sorunu da ele alacak şekilde düzenlenmektedir.
Uygun teknikle yapılan cerrahilerde nüks oranı düşüktür. Ancak hastalığın doğası gereği yeni plak oluşumu riski tamamen ortadan kalkmamaktadır. Düzenli takip önerilmektedir.

Sorularınız mı var? Ücretsiz konsültasyon ile tüm merak ettiklerinizi sorun.

WhatsApp ile Soru Sorun
Yolculuğunuza Başlayın

Ücretsiz Konsültasyonunuzu Bugün Alın

Prof. Dr. Özkan Onuk ile gizlilik içinde görüşün, sorularınızı yanıtlayalım ve size en uygun tedavi planını birlikte oluşturalım.

JCI Akrediteli
Hastaneler
Rigicon Sertifikalı
Cerrah
Ömür Boyu
Takip Garantisi
Tam Gizlilik
Garantisi