⚕️ Minimal İnvaziv Üroloji

Kapalı Prostat Ameliyatı

Kapalı prostat ameliyatı, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde laparoskopik ve endoskopik yöntemlerle gerçekleştirilir. Küçük kesiler veya doğal yollardan uygulanan bu teknikler sayesinde daha az ağrı, kısa hastane süresi ve hızlı günlük yaşama dönüş sağlanır.

%95+
Başarı Oranı
20+
Yıl Deneyim
5000+
Mutlu Hasta
Minimal İnvaziv Teknik
Hızlı İyileşme Süreci
Kısa Hastane Süresi
Kapalı Prostat Ameliyatı - Minimal İnvaziv Üroloji
Kapalı Cerrahi Yöntem
kapalı prostat ameliyatı 2026

Sorunuza Doğrudan Yanıt

Kapalı prostat ameliyatı (endoskopik prostat cerrahisi), iyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde kesi yapılmadan idrar kanalı yoluyla uygulanan minimal invaziv cerrahi yöntemlerdir.

Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre açık cerrahiye kıyasla daha az kanama ve daha hızlı iyileşme avantajı sunmaktadır. Bu kategoride TUR-P, HoLEP, GreenLight lazer ve ThuLEP teknikleri yer almaktadır.

Ücretsiz Konsültasyon

Prof. Dr. Özkan Onuk ile görüşün

Gizlilik Garantisi
Ücretsiz Danışmanlık
Bilgi Detay
Prosedür Kapalı Prostat Ameliyatı (Endoskopik BPH Cerrahisi)
Cerrah Prof. Dr. Özkan Onuk — Üroloji Uzmanı
Klinik Urologica, İstanbul
Ameliyat Süresi 45 dakika – 2 saat (teknik ve prostat boyutuna göre)
Anestezi Spinal veya genel anestezi
Hastane Kalışı 1-3 gece (tekniğe göre değişir)
İyileşme Süresi 2-4 hafta (tam aktiviteye dönüş)
Sonda Süresi 1-3 gün (tekniğe göre)
Akreditasyon EAU ve Türk Üroloji Derneği kılavuzlarına uygun
Fiyat Danışmanlık görüşmesinde belirlenir
İletişim WhatsApp: +90 541 123 06 03

Kapalı Prostat Ameliyatı Nedir?

Kapalı prostat ameliyatı, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) nedeniyle idrar yolu tıkanıklığı yaşayan hastalarda uygulanan endoskopik cerrahi yöntemlerin genel adıdır. Bu ameliyatlarda karın bölgesinde herhangi bir kesi yapılmadan, özel optik aletler ve enerji kaynakları kullanılarak idrar kanalı (üretra) yoluyla prostat dokusuna ulaşılmaktadır.

Prostat bezi, erkeklerde mesanenin hemen altında ve üretrayı çevreleyen bir konumda bulunmaktadır. Yaşla birlikte prostat bezinin büyümesi oldukça yaygındır ve bu durum üretrayı sıkıştırarak idrar akımında zorlanmaya neden olmaktadır. Kapalı prostat ameliyatında amaç, üretrayı tıkayan fazla prostat dokusunu çıkarmak veya buharlaştırarak idrar yolunu açmaktır.

Endoskopik prostat cerrahisi terimi, ameliyatın bir endoskop (rezektoskop veya lazeroskop) aracılığıyla gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Cerrah, üretra yoluyla ilerletilen bu alet sayesinde prostat dokusunu doğrudan görüntüleyebilmekte ve işlem yapabilmektedir. Kullanılan enerji kaynağına göre elektrik akımı (monopolar veya bipolar), holmium lazer, thulium lazer veya yeşil ışık lazeri gibi farklı teknikler uygulanabilmektedir.

Kapalı prostat operasyonu, açık prostat ameliyatına kıyasla birçok avantaj sunmaktadır. Kesi olmaması nedeniyle daha az ağrı, daha az kanama, daha kısa hastane kalış süresi ve daha hızlı iyileşme bu avantajların başında gelmektedir. Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzları, BPH’nin cerrahi tedavisinde endoskopik yöntemleri birinci basamak cerrahi seçenek olarak önermektedir.

Cerrahi Teknikler

Kapalı prostat ameliyatında kullanılan başlıca cerrahi teknikler aşağıda detaylı olarak açıklanmaktadır. Her tekniğin kendine özgü avantajları ve uygun hasta profilleri bulunmaktadır.

TUR-P (Transüretral Prostat Rezeksiyonu): Altın standart olarak kabul edilen TUR-P, kapalı prostat ameliyatı yöntemleri arasında en uzun süredir uygulanan tekniktir. Bu yöntemde elektrik akımı taşıyan bir tel halka (loop) kullanılarak prostat dokusu parçalar halinde kesilmekte ve mesaneden dışarı alınmaktadır. Monopolar ve bipolar olmak üzere iki versiyonu bulunmaktadır; bipolar TUR-P, serum fizyolojik kullanımı sayesinde TUR sendromu riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.

HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon): Holmium lazer kullanılarak prostat dokusunun cerrahi kapsülden bütün olarak ayrıştırıldığı bu teknik, özellikle büyük prostatlarda (100 gram üzeri) tercih edilmektedir. Çıkarılan doku morsellatör adı verilen bir cihazla parçalanarak mesaneden alınmaktadır. HoLEP, açık cerrahiye eşdeğer doku çıkarımı sağlarken minimal invaziv olma avantajını korumaktadır.

ThuLEP (Thulium Lazer Enükleasyon): HoLEP’e benzer prensiplerle çalışan ThuLEP, thulium lazer kullanmaktadır. Sürekli dalga özelliği sayesinde daha düzgün kesim ve potansiyel olarak daha az kanama sağladığı bildirilmektedir.

Greenlight Lazer (PVP – Fotoselektif Vaporizasyon): Yeşil ışık dalga boyundaki lazer enerjisi kullanılarak prostat dokusunun buharlaştırıldığı bu teknikte, doku çıkarılmak yerine vaporizasyon yoluyla yok edilmektedir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riskinin düşük olması nedeniyle tercih edilebilmektedir.

Aquablation: Robotik kontrollü yüksek basınçlı su jeti kullanılarak prostat dokusunun çıkarıldığı bu yeni teknik, ultrason görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilmektedir.

Rezum (Buhar Tedavisi): Su buharı enerjisi kullanılarak prostat dokusunun küçültüldüğü minimal invaziv bir yöntemdir. Ejakülasyonu koruma potansiyeli nedeniyle genç hastalarda değerlendirilebilmektedir.

Kimler İçin Uygundur?

Kapalı prostat ameliyatı, iyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yolu şikayetleri olan ve belirli kriterleri karşılayan erkek hastalarda uygulanmaktadır. Cerrahi tedavi kararı, şikayetlerin şiddeti, yaşam kalitesi üzerindeki etki ve medikal tedaviye yanıt gibi faktörler değerlendirilerek verilmektedir.

Mutlak Cerrahi Endikasyonlar: Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, medikal tedaviye rağmen tekrarlayan üriner retansiyon (idrar yapamama), mesane taşları oluşumu, tekrarlayan kanamalı idrar (hematüri), böbrek fonksiyonlarında bozulma veya hidronefroz (böbreklerde genişleme) gibi komplikasyonlar varlığında cerrahi tedavi kesin endikasyon olarak kabul edilmektedir.

Göreceli Cerrahi Endikasyonlar: Medikal tedaviye yeterli yanıt alınamaması, ilaç yan etkilerinin tolere edilememesi, hasta tercihinin cerrahi yönde olması veya yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen şikayetlerin devam etmesi durumlarında cerrahi seçenek değerlendirilmektedir.

İdeal Aday Profili: Orta ila şiddetli alt üriner sistem semptomları (IPSS skoru genellikle 8 üzerinde), prostat boyutu ve anatomisine uygun teknik seçimi yapılabilecek hastalar, genel anestezi veya spinal anestezi alabilecek durumda olan bireyler ve gerçekçi beklentilere sahip kişiler ideal adaylar olarak değerlendirilmektedir.

Prostat Boyutuna Göre Teknik Seçimi: Küçük ve orta boyutlu prostatlarda (30-80 gram) TUR-P, Greenlight veya Rezum tercih edilebilirken, büyük prostatlarda (80 gram üzeri) HoLEP veya ThuLEP gibi enükleasyon teknikleri daha uygun olmaktadır. Çok büyük prostatlarda (150 gram üzeri) açık cerrahi veya HoLEP değerlendirilmektedir.

Kimler İçin Uygun Değildir?

Kapalı prostat ameliyatı, her hasta için uygun olmayabilir. Bazı durumlar ameliyatın yapılmasını engellerken, bazı durumlar ise dikkatli değerlendirme ve hazırlık gerektirmektedir.

Kesin Kontrendikasyonlar: Tedavi edilmemiş idrar yolu enfeksiyonu varlığında ameliyat ertelenmektedir. Aktif enfeksiyon durumunda cerrahi girişim, sepsise yol açabilecek ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Prostat kanseri şüphesi olan ve henüz tanısı netleşmemiş hastalarda öncelikle biyopsi ve evreleme yapılması gerekmektedir.

Göreceli Kontrendikasyonlar: Düzeltilmemiş kanama bozuklukları, kontrol altına alınmamış diyabet, ciddi kardiyovasküler hastalıklar ve anestezi açısından yüksek risk taşıyan hastalar dikkatli değerlendirilmelidir. Bu durumlarda ilgili branş uzmanlarıyla konsültasyon yapılması ve hastanın optimize edilmesi gerekmektedir.

Kan Sulandırıcı Kullanımı: Aspirin, klopidogrel veya varfarin gibi antikoagülan ilaç kullanan hastalarda ameliyat öncesi ilaç yönetimi planlanmalıdır. Greenlight lazer gibi kanama riski düşük teknikler bu hastalarda tercih edilebilmektedir.

Nörojenik Mesane: Mesane fonksiyon bozukluğu olan hastalarda prostat cerrahisi tek başına yeterli olmayabilir. Ürodinamik değerlendirme ile mesane fonksiyonlarının incelenmesi önemlidir.

Üretra Darlığı: Ciddi üretra darlığı varlığında endoskopik aletlerin ilerletilmesi güçleşebilir. Bu durumda önce üretra darlığının tedavisi veya alternatif yaklaşımlar değerlendirilebilir.

Beklentilerin Değerlendirilmesi: Retrograd ejakülasyon (kuru boşalma) olasılığını kabul edemeyen veya gerçekçi olmayan beklentilere sahip hastalarda ameliyat öncesi detaylı bilgilendirme ve danışmanlık önem taşımaktadır.

Teknik Karşılaştırması

Kapalı prostat ameliyatı tekniklerinin karşılaştırmalı özellikleri aşağıdaki tabloda sunulmaktadır. Hangi tekniğin tercih edileceği; prostat boyutu, hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıklar ve cerrahın deneyimi gibi faktörlere göre belirlenmektedir.

Özellik TUR-P HoLEP Greenlight Rezum
Uygun Prostat Boyutu 30-80 gram Tüm boyutlar 30-100 gram 30-80 gram
Ameliyat Süresi 45-90 dk 60-150 dk 30-90 dk 15-30 dk
Hastane Kalışı 1-2 gece 1-2 gece Aynı gün/1 gece Aynı gün
Sonda Süresi 1-3 gün 1-2 gün 1 gün 3-7 gün
Kanama Riski Orta Düşük-Orta Düşük Düşük
Retrograd Ejakülasyon %65-75 %70-80 %40-60 %5-10
Nüks Oranı (10 yıl) %10-15 %2-5 %10-15 Veri sınırlı
Antikoagülan Hastada İlaç kesimi gerekir Değerlendirme gerekir Uygun olabilir Uygun olabilir

Teknik Seçim Kriterleri: Prostat boyutu, hastanın antikoagülan kullanımı, ejakülasyonun korunması isteği ve cerrahın deneyimi teknik seçiminde belirleyici faktörlerdir. Çok büyük prostatlarda HoLEP veya ThuLEP tercih edilirken, antikoagülan kullanan hastalarda Greenlight avantajlı olabilmektedir. Ejakülasyonun korunmasının öncelikli olduğu genç hastalarda Rezum veya UroLift değerlendirilebilmektedir.

Beklentiler

Kapalı prostat ameliyatı, BPH tedavisinde yüksek başarı oranlarına sahip kanıtlanmış bir cerrahi yaklaşımdır. Ancak gerçekçi beklentilerin oluşturulması, hasta memnuniyeti açısından kritik öneme sahiptir.

İdrar Akımında İyileşme: Ameliyat sonrasında idrar akım hızında belirgin artış beklenmektedir. Literatürde maksimum idrar akım hızının (Qmax) ortalama 2-3 katına çıktığı bildirilmektedir. Bu iyileşme genellikle sondanın çekilmesinin ardından fark edilmeye başlanmaktadır.

Semptom Rahatlamas: Alt üriner sistem semptomları (sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yapmaya başlamada zorluk, zayıf akım, kesikli idrar yapma) önemli ölçüde azalmaktadır. IPSS (Uluslararası Prostat Semptom Skoru) değerlerinde ortalama %60-80 oranında düşüş gözlemlenmektedir.

Uzun Vadeli Sonuçlar: HoLEP ve ThuLEP gibi enükleasyon teknikleri en düşük nüks oranlarına sahipken, TUR-P ve Greenlight sonrası 10 yıllık dönemde yaklaşık %10-15 oranında tekrar tedavi ihtiyacı doğabilmektedir.

Cinsel Fonksiyon Üzerine Etkiler: Retrograd ejakülasyon (boşalma sırasında meninin mesaneye gitmesi) kapalı prostat ameliyatlarının en sık karşılaşılan cinsel yan etkisidir. Bu durum fertiliteyi etkilerken, orgazm hissi ve sertleşme fonksiyonu genellikle korunmaktadır. Rezum ve UroLift gibi yeni teknikler ejakülasyonu koruma açısından avantaj sunabilmektedir.

İyileşme Süreci: Tam aktiviteye dönüş genellikle 2-4 hafta içinde gerçekleşmektedir. Ancak prostat lojunun tamamen iyileşmesi 6-8 hafta sürebilmektedir. Bu dönemde geçici kanama, sık idrara çıkma veya acil sıkışma hissi yaşanabilmektedir.

Ameliyat Süreci

Kapalı prostat ameliyatı süreci, ameliyat öncesi hazırlık, ameliyat ve ameliyat sonrası takip aşamalarından oluşmaktadır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık: İlk danışmanlık görüşmesinde detaylı tıbbi öykü alınmakta, fizik muayene yapılmakta ve gerekli tetkikler istenmektedir. Standart değerlendirmede tam idrar tahlili, PSA (prostat spesifik antijen), böbrek fonksiyon testleri, prostat ultrasonografisi ve üroflovmetri (idrar akım hızı ölçümü) yer almaktadır. Gerekli görülen hastalarda sistoskopi veya ürodinamik inceleme yapılabilmektedir.

Ameliyat Öncesi Gece: Hasta genellikle ameliyattan bir gece önce veya ameliyat sabahı hastaneye kabul edilmektedir. Gece yarısından sonra yeme içme kısıtlaması uygulanmaktadır. Kan sulandırıcı ilaçlar önceden belirlenen programa göre kesilmektedir.

Anestezi: Kapalı prostat ameliyatı spinal anestezi (belden uyuşturma) veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilmektedir. Anestezi türü hastanın genel durumu ve tercihine göre belirlenmektedir.

Ameliyat Aşamaları: Anestezi sonrasında hasta litotomi pozisyonuna (bacaklar yukarıda) alınmaktadır. Rezektoskop veya lazeroskop üretra yoluyla mesaneye ilerletilmektedir. Prostat dokusu seçilen tekniğe göre rezeke, enüklee veya vaporizasyon yöntemiyle tedavi edilmektedir. İşlem sonunda kanama kontrolü yapılmakta ve üç yollu (irrigasyonlu) idrar sondası yerleştirilmektedir.

Ameliyat Sonrası Erken Dönem: Ameliyat sonrasında mesane irrigasyonu (sürekli yıkama) uygulanmaktadır. Bu işlem kanamanın durması ve pıhtı oluşumunun önlenmesi için önemlidir. İrrigasyon genellikle 12-24 saat içinde sonlandırılmaktadır. Sonda, ameliyatın kapsamına göre 1-3 gün sonra çekilmektedir.

Riskler ve Komplikasyonlar

Kapalı prostat ameliyatı güvenli bir prosedür olmakla birlikte, her cerrahi girişimde olduğu gibi bazı riskler taşımaktadır. Bu risklerin bilinmesi ve yönetimi konusunda bilgilendirilmek önemlidir.

Erken Dönem Komplikasyonlar:

Kanama, en sık karşılaşılan erken dönem komplikasyonudur. Hafif kanama normal kabul edilmekte ve irrigasyonla kontrol altına alınmaktadır. Ciddi kanama nadir olup kan transfüzyonu gerektiren durumlar literatürde %2-5 oranında bildirilmektedir.

TUR sendromu, monopolar TUR-P’ye özgü bir komplikasyon olup irrigasyon sıvısının kan dolaşımına geçmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bipolar teknikler ve lazer yöntemleri bu riski ortadan kaldırmıştır.

İdrar yolu enfeksiyonu, profilaktik antibiyotik kullanımıyla önlenmeye çalışılmakta, gelişmesi halinde uygun tedaviyle kontrol altına alınmaktadır.

Akut üriner retansiyon (idrar yapamama), sonda çekildikten sonra geçici olarak görülebilmekte ve genellikle kısa süreli sonda uygulamasıyla düzelmektedir.

Geç Dönem Komplikasyonlar:

Retrograd ejakülasyon (kuru boşalma), tekniğe bağlı olarak %40-80 oranında görülmektedir. Bu durum fertiliteyi etkilerken orgazm hissi korunmaktadır.

Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu), %5-10 oranında bildirilmekte olup çoğu vakada geçici niteliktedir.

Üretra veya mesane boynu darlığı, uzun vadede %2-10 oranında görülebilmekte ve endoskopik tedavi gerektirebilmektedir.

İdrar kaçırma (inkontinans), kalıcı inkontinans nadir olup (%1-2) genellikle geçici stres inkontinansı şeklinde görülmektedir.

Tekrar tedavi ihtiyacı (nüks), tekniğe bağlı olarak 10 yıllık dönemde %2-15 arasında değişmektedir.

İyileşme Süreci

Kapalı prostat ameliyatı sonrası iyileşme süreci, hastanın genel durumuna, uygulanan tekniğe ve ameliyatın kapsamına göre farklılık gösterebilmektedir. Aşağıda genel iyileşme süreci ve dikkat edilmesi gereken noktalar özetlenmektedir.

Hastanede Kalış (1-3 Gün): Ameliyat sonrasında mesane irrigasyonu uygulanmakta ve idrar rengi takip edilmektedir. Ağrı kontrolü sağlanmakta, mobilizasyon teşvik edilmektedir. Oral beslenmeye genellikle birkaç saat içinde geçilmektedir.

Sonda Dönemi (1-7 Gün): İdrar sondası tekniğe ve kanama durumuna göre 1-7 gün arasında kalmaktadır. Sonda takılıyken bol sıvı tüketimi önerilmektedir. Konstipasyonu önlemek için lifli beslenme ve gerekirse laksatif kullanımı tavsiye edilmektedir.

İlk Hafta: Sonda çekildikten sonra sık idrara çıkma, acil sıkışma hissi ve hafif yanma normal kabul edilmektedir. Pembe veya açık kırmızı renkli idrar görülebilmektedir. Ağır kaldırma ve zorlu fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Günlük hafif yürüyüş teşvik edilmektedir.

2-4. Haftalar: İdrar şikayetleri giderek azalmaktadır. Ofis işleri ve hafif günlük aktivitelere dönülebilmektedir. Cinsel aktivite genellikle 3-4 hafta sonra başlanabilmektedir. Araç kullanımı şikayetlerin durumuna göre 1-2 hafta sonra mümkündür.

1-3. Aylar: Tam aktiviteye ve spora dönüş genellikle 6-8 hafta sonra mümkündür. Prostat lojunun tamamen iyileşmesi 8-12 hafta sürebilmektedir. Bu dönemde geçici kanamalı idrar atakları görülebilmektedir.

Uzun Vadeli Takip: Ameliyat sonrası 4-6 hafta, 3 ay ve yıllık kontroller planlanmaktadır. PSA takibi ve semptom değerlendirmesi yapılmaktadır.

Prof. Dr. Özkan Onuk Hakkında

Prof. Dr. Özkan Onuk, üroloji ve androloji alanında akademik kariyerine devam eden bir hekimdir.

Prof. Dr. Özkan Onuk, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Akademik Pozisyon: Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Uzmanlık Alanları:

  • İyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisi
  • Endoskopik prostat cerrahisi (TUR-P, HoLEP, lazer tedavileri)
  • Penil protez cerrahisi
  • Erkek cinsel sağlığı
  • Androlojik cerrahi

Üyelikler:

  • Avrupa Üroloji Derneği (EAU)
  • Türk Üroloji Derneği
  • Uluslararası Cinsel Tıp Derneği (ISSM)

Klinik Pratiği: İstanbul’da Urologica Kliniği’nde prostat hastalıkları ve erkek cinsel sağlığı alanında danışmanlık ve tedavi hizmeti sunmaktadır.

Danışmanlık Randevusu

Kapalı prostat ameliyatı hakkında detaylı bilgi almak ve bireysel değerlendirme için Prof. Dr. Özkan Onuk ile danışmanlık randevusu oluşturabilirsiniz.

Danışmanlık görüşmesinde tıbbi öykünüz değerlendirilmekte, muayene yapılmakta, gerekli tetkikler planlanmakta ve sizin için en uygun tedavi seçeneği tartışılmaktadır.

İletişim:

📱 WhatsApp: +90 541 123 06 03 📧 E-posta: Urologica@gmail.com 📍 Konum: Urologica, İstanbul

Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde profesyonel tıbbi görüşün yerini almaz. Herhangi bir tıbbi durum hakkında sorularınız için her zaman nitelikli bir hekime danışın. Bireysel sonuçlar değişiklik gösterebilir. Prof. Dr. Özkan Onuk ve Urologica, burada sağlanan bilgilere dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz. Bu içerik Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmıştır.

Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Özkan Onuk, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Son güncelleme: Şubat 2026 | Sonraki inceleme: Mayıs 2026

Neden Urologica?

Kapalı Prostat Ameliyatı İçin Neden Bizi Seçmelisiniz?

Endoskopik prostat cerrahisinde deneyimli ekip ve ileri teknoloji ile güvenli tedavi.

Prof. Dr. Özkan Onuk

Prof. Dr. Özkan Onuk

Üroloji Uzmanı | Klinik Direktörü

Rigicon Global Reference Center

İleri Lazer Teknolojisi

HoLEP, Greenlight ve TUR-P dahil tüm güncel endoskopik tekniklerde uzman cerrahi ekip.

Kişiye Özel Teknik Seçimi

Prostat boyutu, genel sağlık durumu ve beklentilere göre en uygun cerrahi yöntemin belirlenmesi.

Hızlı İyileşme Süreci

Kesisiz endoskopik yaklaşım ile kısa hastane kalışı ve erken günlük yaşama dönüş.

Kapsamlı Takip Programı

Ameliyat sonrası düzenli üroflowmetri ve kontroller ile tedavi etkinliğinin izlenmesi.

20+
Yıl Deneyim
3000+
Başarılı Ameliyat
%95+
Başarı Oranı
5000+
Mutlu Hasta
Sık Sorulan Sorular

Kapalı Prostat Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kapalı prostat ameliyatı hakkında en sık sorulan sorular ve yanıtları.

Kapalı prostat ameliyatı, idrar kanalı (üretra) yoluyla yapılan ve karın bölgesinde kesi gerektirmeyen endoskopik prostat cerrahisidir. TUR-P, HoLEP, Greenlight lazer gibi teknikler bu kategoride yer almaktadır. İyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yolu tıkanıklığının tedavisinde kullanılmaktadır.
Ameliyat anestezi altında gerçekleştirildiğinden ağrı hissedilmemektedir. Ameliyat sonrası dönemde hafif rahatsızlık ve yanma hissi olabilmekle birlikte, ağrı kesicilerle kontrol altına alınmaktadır. Açık cerrahiye kıyasla daha az ağrı yaşanmaktadır.
Uygulanan tekniğe göre değişmekle birlikte, çoğu hastada 1-2 gece hastane kalışı yeterli olmaktadır. Greenlight lazer ve Rezum gibi bazı tekniklerde aynı gün taburculuk mümkün olabilmektedir.
İdrar sondası genellikle 1-3 gün takılı kalmaktadır. Enükleasyon teknikleri (HoLEP, ThuLEP) sonrasında 1-2 gün, TUR-P sonrasında 2-3 gün, Rezum sonrasında ise 3-7 gün sonda taşınabilmektedir.
Masa başı işler için genellikle 1-2 hafta, fiziksel iş gerektiren meslekler için 3-4 hafta istirahat önerilmektedir. Bireysel iyileşme durumuna göre bu süreler değişebilmektedir.
Cinsel aktiviteye genellikle ameliyattan 3-4 hafta sonra başlanabilmektedir. Prostat lojunun iyileşme sürecinin tamamlanması için bu bekleme süresi önemlidir.
Retrograd ejakülasyon, boşalma sırasında meninin dışarı atılmak yerine mesaneye gitmesidir. Bu durum kapalı prostat ameliyatlarının sık görülen bir yan etkisi olup, tekniğe göre %40-80 oranında görülmektedir. Orgazm hissi etkilenmemekte, ancak fertilite (doğurganlık) azalmaktadır.
Ameliyatta çıkarılan prostat dokusu yeniden üremez ancak geride kalan doku zamanla büyüyebilir. Tekrar tedavi ihtiyacı (nüks) tekniğe bağlı olarak 10 yılda %2-15 arasında görülmektedir. HoLEP gibi enükleasyon teknikleri en düşük nüks oranlarına sahiptir.
Antikoagülan ilaç kullanan hastalarda kapalı prostat ameliyatı mümkündür. Greenlight lazer gibi kanama riski düşük teknikler bu hastalarda tercih edilebilmektedir. Ameliyat öncesi ilaç yönetimi planlanarak güvenli bir cerrahi sağlanmaktadır.
Teknik seçimi; prostat boyutu, genel sağlık durumu, ilaç kullanımı, ejakülasyonun korunması isteği ve cerrahın deneyimi gibi faktörlere göre belirlenmektedir. En uygun yöntem, muayene ve tetkikler sonrasında danışmanlık görüşmesinde değerlendirilmektedir.

Sorularınız mı var? Ücretsiz konsültasyon ile tüm merak ettiklerinizi sorun.

WhatsApp ile Soru Sorun
Yolculuğunuza Başlayın

Ücretsiz Konsültasyonunuzu Bugün Alın

Prof. Dr. Özkan Onuk ile gizlilik içinde görüşün, sorularınızı yanıtlayalım ve size en uygun tedavi planını birlikte oluşturalım.

JCI Akrediteli
Hastaneler
Rigicon Sertifikalı
Cerrah
Ömür Boyu
Takip Garantisi
Tam Gizlilik
Garantisi