Mikro-TESE, azoospermi (menide sperm yokluğu) tanılı erkeklerde mikroskop altında testislerden sperm elde etme işlemidir. Tüp bebek tedavisi için sperm bulunamayan çiftlere baba olma şansı sunan ileri cerrahi tekniktir.
Mikro TESE (Mikrocerrahi Testiküler Sperm Ekstraksiyonu), sperm üretimi olmayan erkeklerde (non-obstrüktif azoospermi) testis dokusundan sperm elde etme yöntemidir. Operasyon mikroskobu altında gerçekleştirilir. Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarına göre sperm bulma oranı %40-60’tır.
Prof. Dr. Özkan Onuk ile görüşün
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Prosedür | Mikro TESE (Mikrocerrahi Testiküler Sperm Ekstraksiyonu) |
| Cerrah | Prof. Dr. Özkan Onuk — Üroloji Uzmanı |
| Klinik | Urologica, İstanbul |
| Süre | 2-3 saat |
| Anestezi | Genel anestezi veya lokal anestezi + sedasyon |
| Hastane Kalışı | Günübirlik (aynı gün taburculuk) |
| İyileşme | 1-2 hafta |
| Akreditasyon | Türk Üroloji Derneği ve EAU standartlarında |
| Fiyat | Danışmanlık görüşmesinde belirlenir |
| İletişim | WhatsApp: +90 541 123 06 03 |
Mikro TESE ameliyatı, testis dokusundan sperm elde etmek amacıyla operasyon mikroskobu kullanılarak gerçekleştirilen ileri düzey bir mikrocerrahi prosedürdür. Testiküler sperm ekstraksiyonu olarak da bilinen bu yöntem, özellikle non-obstrüktif azoospermi tanısı almış erkeklerde sperm üretiminin son derece sınırlı olduğu durumlarda tercih edilmektedir.
Azoospermi, menide hiç sperm bulunmaması durumunu tanımlamaktadır. Bu durum obstrüktif (tıkanıklığa bağlı) veya non-obstrüktif (üretim bozukluğuna bağlı) olabilmektedir. Non-obstrüktif azoospermide testisler sperm üretmekte zorlanmakta, ancak bazı bölgelerde sınırlı düzeyde sperm üretimi devam edebilmektedir. Mikro TESE ameliyatı, bu aktif sperm üretimi olan bölgelerin tespit edilmesi ve oradan sperm elde edilmesi prensibine dayanmaktadır.
Operasyon mikroskobu altında yapılan bu ameliyatta, cerrah testis dokusunu 15-25 kat büyütme ile incelemektedir. Bu büyütme sayesinde sperm üretimi açısından daha aktif görünen seminifer tubüller (sperm kanalcıkları) ayırt edilebilmektedir. Aktif tubüller genellikle daha geniş ve opak görünümlü olmakta, inaktif tubüller ise daha ince ve soluk görünmektedir. Bu görsel ayrımın yapılabilmesi mikro TESE tekniğinin en önemli avantajını oluşturmaktadır.
Mikrocerrahi yaklaşım sayesinde daha az doku alınarak daha yüksek oranda sperm bulma şansı elde edilmektedir. Bu durum hem testis dokusunun korunması hem de hormon üretiminin etkilenmemesi açısından önem taşımaktadır. Elde edilen spermler tüp bebek (ICSI) işleminde kullanılmak üzere dondurularak saklanabilmekte veya eş zamanlı olarak taze kullanılabilmektedir.
Mikro TESE ameliyatı belirli hasta gruplarında endikedir. Uygun adayların belirlenmesi için kapsamlı bir değerlendirme gerekmektedir.
Non-obstrüktif azoospermi tanısı almış erkekler mikro TESE’nin birincil hedef kitlesini oluşturmaktadır. Bu hastalarda sperm üretimi ciddi şekilde bozulmuş olup konvansiyonel yöntemlerle sperm elde edilememektedir. Non-obstrüktif azoosperminin nedenleri arasında genetik faktörler, hormonal bozukluklar, inmemiş testis öyküsü, kemoterapi veya radyoterapi geçmişi ve idiyopatik (nedeni bilinmeyen) durumlar yer almaktadır.
Klinefelter sendromu tanılı hastalarda mikro TESE özellikle değerli bir seçenektir. Bu genetik durumda testisler küçük olmasına rağmen fokal sperm üretimi devam edebilmektedir. Mikroskobik değerlendirme sayesinde bu aktif odaklar tespit edilebilmektedir.
Konvansiyonel TESE başarısızlığı yaşamış hastalarda mikro TESE ikinci bir şans sunmaktadır. Daha önce yapılan TESE ameliyatında sperm bulunamayan hastalarda mikro TESE ile sperm elde edilme olasılığı bulunmaktadır.
Y kromozomu mikrodelesyonları olan hastalarda duruma göre mikro TESE değerlendirilebilmektedir. AZFa ve AZFb delesyonlarında sperm bulma şansı oldukça düşük olmakla birlikte, AZFc delesyonlarında sperm elde edilme olasılığı daha yüksektir.
Kemoterapiye bağlı azoospermi gelişmiş hastalarda, tedavi sonrası yeterli süre (genellikle 2 yıl) beklenip sperm üretimi başlamazsa mikro TESE değerlendirilebilmektedir.
Mikro TESE ameliyatının bazı durumlarda önerilmediği veya dikkatli değerlendirilmesi gereken kontrendikasyonlar bulunmaktadır.
Obstrüktif azoospermi tanılı hastalarda mikro TESE genellikle gerekli değildir. Bu hastalarda testislerde sperm üretimi normal seyrederken kanal tıkanıklığı nedeniyle spermler dışarı çıkamamaktadır. Bu durumda öncelikle PESA, MESA veya mikrocerrahi rekonstrüksiyon (vazoepididimostomi, vazovazostomi) gibi daha az invaziv yöntemler değerlendirilmektedir.
Aktif testis enfeksiyonu varlığında ameliyat ertelenmelidir. Orşit veya epididimit gibi enfeksiyonlar öncelikle tedavi edilmeli, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra ameliyat planlanmalıdır.
Kontrol altında olmayan kanama bozuklukları ameliyat riskini artırmaktadır. Hemofili veya diğer koagülasyon bozuklukları olan hastalarda hematoloji konsültasyonu ve uygun hazırlık gerekmektedir.
AZFa veya AZFb tam delesyonları varlığında sperm bulma şansı literatürde son derece düşük olarak bildirilmektedir. Bu hastalarda mikro TESE öncesinde genetik danışmanlık önerilmekte ve gerçekçi beklentiler oluşturulmalıdır.
Genel anestezi kontrendikasyonları olan hastalarda lokal anestezi seçeneği değerlendirilmeli veya gerekli kardiyoloji/anesteziyoloji konsültasyonları yapılmalıdır.
Bilateral anorşi (her iki testisin de bulunmaması) durumunda mikro TESE yapılması mümkün değildir.
Erkek infertilitesinde sperm elde etmek için çeşitli cerrahi yöntemler bulunmaktadır. Her yöntemin kendine özgü endikasyonları, avantajları ve dezavantajları mevcuttur.
| Yöntem | Teknik | Endikasyon | Avantaj |
|---|---|---|---|
|
Mikro TESE
Önerilen |
Mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonu | Non-obstrüktif azoospermi | En yüksek sperm bulma oranı, minimal doku hasarı |
| Konvansiyonel TESE | Rastgele testis biyopsisi | Obstrüktif azoospermi, bazı NOA vakaları | Daha kısa ameliyat süresi |
| TESA | İğne ile testisten aspirasyon | Obstrüktif azoospermi | Minimal invaziv, lokal anestezi yeterli |
| PESA | Epididimden perkütan aspirasyon | Obstrüktif azoospermi | Minimal invaziv, tekrarlanabilir |
| MESA | Mikrocerrahi epididimal aspirasyon | Obstrüktif azoospermi | Yüksek sperm sayısı ve kalitesi |
Non-obstrüktif azoospermide mikro TESE, konvansiyonel TESE’ye göre daha yüksek sperm bulma oranları sunmaktadır. Avrupa Üroloji Derneği kılavuzları, non-obstrüktif azoospermide mikro TESE’yi tercih edilen yöntem olarak önermektedir. Bunun temel nedeni mikroskobik görüntüleme sayesinde aktif spermatogenez bölgelerinin hedeflenmesi ve gereksiz doku hasarının önlenmesidir.
Obstrüktif azoospermide ise genellikle daha basit yöntemler (PESA, TESA) yeterli olmaktadır çünkü testiste sperm üretimi normal düzeyde devam etmektedir. Bu hastalarda mikro TESE nadiren gerekli olmaktadır.
Mikro TESE ameliyatı sonuçları bireysel farklılıklar göstermekte olup gerçekçi beklentilerin oluşturulması önem taşımaktadır.
Sperm bulma olasılığı altta yatan nedene göre değişmektedir. Literatürde non-obstrüktif azoospermi hastalarında mikro TESE ile sperm bulma oranları geniş bir aralıkta bildirilmekte olup bu oran hastanın durumuna, altta yatan patolojiye ve cerrahın deneyimine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Sperm bulunması durumunda bile yeterli kalite ve miktarda sperm elde edilemeyebilmektedir.
Sperm bulunamama olasılığı her zaman mevcuttur. Ameliyat öncesinde bu durumun hastaya açıkça anlatılması gerekmektedir. Sperm bulunamadığında alternatif seçenekler (donör sperm, evlat edinme) değerlendirilmelidir.
Hormonal değişiklikler nadir olmakla birlikte görülebilmektedir. Testis dokusunun bir kısmının alınması testosteron üretimini etkileyebilmektedir. Ancak mikro TESE’de alınan doku miktarı minimal olduğundan bu risk düşük tutulmaktadır.
Gebelik beklentisi sperm bulunmasının ötesinde eşin durumuna ve tüp bebek başarısına da bağlıdır. Elde edilen spermler ICSI işleminde kullanılmakta, gebelik oranları kadının yaşı, yumurta kalitesi ve diğer faktörlere göre değişmektedir.
Tekrar ameliyat olasılığı bazı durumlarda gerekebilmektedir. İlk mikro TESE’de sperm bulunamaması durumunda belirli bir süre sonra tekrar ameliyat düşünülebilmektedir. Ayrıca dondurulmuş spermler tükendiyse ikinci çocuk için yeni ameliyat gerekebilmektedir.
Mikro TESE ameliyatı, deneyimli bir üroloji cerrahı tarafından operasyon mikroskobu kullanılarak gerçekleştirilen titiz bir prosedürdür.
Ameliyat öncesi hazırlık aşamasında hormonal değerlendirme (FSH, LH, testosteron), genetik testler (karyotip, Y kromozomu mikrodelesyon analizi) ve gerekirse testis biyopsisi yapılmaktadır. Ameliyattan en az bir hafta önce kan sulandırıcı ilaçlar kesilmektedir. Tüp bebek merkeziyle koordinasyon sağlanarak ameliyat tarihi planlanmaktadır.
Anestezi genellikle genel anestezi tercih edilmekle birlikte, lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu da uygulanabilmektedir. Anestezi seçimi hastanın genel durumuna ve tercihine göre belirlenmektedir.
Cerrahi teknik şu aşamalardan oluşmaktadır:
Skrotal bölgede orta hattan veya lateral kesilerle testise ulaşılmaktadır. Testis tunika albuginea (dış zar) açılarak dışarı alınmaktadır. Operasyon mikroskobu altında 15-25x büyütme ile testis dokusu incelenmektedir. Cerrah, sperm üretimi açısından aktif görünen daha geniş ve opak tubülleri tespit etmektedir. Bu bölgelerden küçük doku örnekleri alınmaktadır. Alınan örnekler laboratuvarda embriyolog tarafından anlık olarak incelenmektedir. Sperm varlığı doğrulandığında veya tüm potansiyel bölgeler tarandığında ameliyat sonlandırılmaktadır. Tunika albuginea ve cilt kapatılmaktadır.
Embriyoloji laboratuvarı işbirliği mikro TESE’nin kritik bir bileşenidir. Ameliyat sırasında alınan her örnek hemen laboratuvara gönderilmekte ve sperm varlığı açısından değerlendirilmektedir. Bu anlık geri bildirim sayesinde cerrah hangi bölgelerde devam edeceğine karar verebilmektedir.
Ameliyat süresi ortalama 2-3 saat olmakla birlikte sperm bulunma durumuna ve testis dokusunun özelliklerine göre uzayabilmektedir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi mikro TESE ameliyatında da belirli riskler bulunmaktadır. Bu risklerin bilinmesi ve önlemlerin alınması önemlidir.
Hematom (kan toplanması) en sık görülen komplikasyondur. Skrotal bölgede ameliyat sonrası şişlik ve morarma görülebilmektedir. Çoğu hematom kendiliğinden çözülmekte olup nadiren cerrahi drenaj gerekebilmektedir. Buz uygulaması ve sıkı iç çamaşırı kullanımı bu riski azaltmaktadır.
Enfeksiyon nadir görülmekte olup uygun sterilizasyon teknikleri ve gerektiğinde profilaktik antibiyotik kullanımıyla önlenmektedir. Ateş, aşırı kızarıklık veya akıntı durumunda hekime başvurulmalıdır.
Ağrı ve hassasiyet ameliyat sonrası normal olup genellikle 1-2 hafta içinde azalmaktadır. Ağrı kesiciler bu süreçte kullanılabilmektedir.
Testis atrofisi uzun vadeli nadir bir komplikasyondur. Testis boyutunda kalıcı küçülme görülebilmektedir. Mikro TESE’de minimal doku alınması bu riski azaltmaktadır.
Hormonal değişiklikler nadir olmakla birlikte testosteron düzeylerinde düşüş görülebilmektedir. Ameliyat sonrası hormon takibi yapılmakta, gerektiğinde testosteron tedavisi başlanabilmektedir.
Sperm bulunamama teknik olarak komplikasyon değil bir sonuç olmakla birlikte, hastaların bu olasılığa hazırlanması gerekmektedir.
Komplikasyon oranları deneyimli ellerde düşük seviyelerde tutulabilmektedir. Ameliyat öncesi detaylı bilgilendirme ve ameliyat sonrası önerilere uyum risk yönetiminde önemli rol oynamaktadır.
Mikro TESE ameliyatı sonrası iyileşme süreci genellikle hızlı ve sorunsuz geçmektedir. Doğru bakım ve önerilere uyum iyileşmeyi olumlu etkilemektedir.
Ameliyat günü: Genellikle aynı gün taburculuk mümkündür. Eve ulaşım için refakatçi gerekmektedir. İlk gün yatak istirahati önerilmektedir. Skrotal bölgeye buz uygulaması şişliği azaltmaktadır.
İlk hafta: Hafif şişlik, morarma ve hassasiyet normaldir. Ağrı kesiciler düzenli kullanılmalıdır. Sıkı destekleyici iç çamaşırı giyilmelidir. Ağır kaldırma ve zorlu fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır. Duş alınabilir ancak küvette banyo önerilmemektedir.
İkinci hafta: Şişlik ve morarma büyük ölçüde azalmaktadır. Hafif günlük aktivitelere dönülebilmektedir. Masabaşı işlere genellikle 1 hafta sonra dönülebilmektedir.
Üçüncü-dördüncü hafta: Fiziksel aktiviteler kademeli olarak artırılabilmektedir. Spor ve ağır egzersizlere genellikle 3-4 hafta sonra başlanabilmektedir. Cinsel aktivite 2-3 hafta sonra mümkündür.
Kontrol muayeneleri: İlk kontrol genellikle 1 hafta sonra yapılmaktadır. Yara iyileşmesi ve komplikasyon açısından değerlendirme yapılmaktadır. Hormon kontrolü birkaç ay sonra önerilebilmektedir.
Dikkat edilmesi gerekenler: Şiddetli ağrı, aşırı şişlik, ateş veya akıntı durumunda hemen hekime başvurulmalıdır. İlaçlar düzenli kullanılmalı, kontrollere gidilmelidir.
Prof. Dr. Özkan Onuk, üroloji ve androloji alanında akademik kariyerine devam eden bir hekimdir.
Prof. Dr. Özkan Onuk, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.
Akademik Pozisyon: Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Uzmanlık Alanları:
Üyelikler:
Klinik Pratiği: İstanbul’da Urologica Kliniği’nde erkek infertilitesi ve androloji alanında danışmanlık ve tedavi hizmeti sunmaktadır. Mikro TESE ameliyatı, tüp bebek merkezleriyle koordineli şekilde planlanmakta ve uygulanmaktadır.
Mikro TESE ameliyatı hakkında detaylı bilgi almak ve bireysel değerlendirme için Prof. Dr. Özkan Onuk ile danışmanlık randevusu oluşturabilirsiniz.
Danışmanlık görüşmesinde tıbbi öykünüz değerlendirilmekte, mevcut tetkikleriniz incelenmekte, gerekli ek tetkikler planlanmakta ve tedavi seçenekleri tartışılmaktadır. Tüp bebek merkeziyle koordinasyon sağlanarak ameliyat zamanlaması optimize edilmektedir.
İletişim:
📱 WhatsApp: +90 541 123 06 03 📧 E-posta: Urologica.tr@gmail.com 📍 Konum: Urologica, İstanbul
Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde profesyonel tıbbi görüşün yerini almaz. Herhangi bir tıbbi durum hakkında sorularınız için her zaman nitelikli bir hekime danışın. Bireysel sonuçlar değişiklik gösterebilir. Prof. Dr. Özkan Onuk ve Urologica, burada sağlanan bilgilere dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz. Bu içerik Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmıştır.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Özkan Onuk, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Son güncelleme: Şubat 2026 | Sonraki inceleme: Mayıs 2026
Mikrocerrahi deneyimi ile azoospermi tedavisinde en yüksek sperm bulma oranları sunulmaktadır.
Üroloji Uzmanı | Androloji
20-25x büyütme altında testis tübüllerinin detaylı incelenmesi ile spermatogenez alanlarının hassas tespiti yapılmaktadır.
Konvansiyonel TESE'ye kıyasla %70 daha az testis dokusu alınarak testosteron üretimi korunmaktadır.
Tüp bebek merkezleri ile senkronize çalışma, elde edilen spermlerin optimal koşullarda dondurulması ve saklanması.
Yüzlerce mikro-TESE operasyonu deneyimi ile non-obstrüktif azoospermi vakalarında yüksek başarı oranları.
Mesane hastalıkları ve üroonkolojik cerrahide uygulanan diğer tedavi yöntemleri hakkında bilgi edinin.
Mesane kanserinin evresine göre cerrahi ve medikal tedavi seçenekleri.
Detaylı BilgiSık idrara çıkma ve idrar kaçırma şikayetlerinin medikal ve cerrahi tedavisi.
Detaylı BilgiTestis kanserinin cerrahi tedavisi ve orşiektomi işlemi hakkında bilgi.
Detaylı BilgiMikro TESE ameliyatı hakkında en sık sorulan sorular ve yanıtları.
Sorularınız mı var? Ücretsiz konsültasyon ile tüm merak ettiklerinizi sorun.
WhatsApp ile Soru SorunProf. Dr. Özkan Onuk ile gizlilik içinde görüşün, sorularınızı yanıtlayalım ve size en uygun tedavi planını birlikte oluşturalım.
WhatsApp'tan Yazin