Kadın Ürolojisi

Kadınlarda İdrar Kaçırma Tedavisi

Kadınlarda idrar kaçırma (üriner inkontinans), gebelik, doğum ve menopoz gibi faktörlere bağlı olarak sık görülen bir durumdur. Kişiye özel kadınlarda idrar kaçırma tedavisi yöntemleriyle yaşam kalitesi yeniden kazanılır.

%90
Başarı Oranı
20+
Yıl Deneyim
5000+
Mutlu Hasta
Deneyimli Uzman
Kadına Özel Yaklaşım
Minimal İnvaziv
Kadınlarda İdrar Kaçırma Tedavisi - Kadın Ürolojisi
Kadın Ürolojisi
kadınlarda idrar kaçırma tedavisi 2026

Sorunuza Doğrudan Yanıt

Kadınlarda idrar kaçırma (üriner inkontinans), istemsiz idrar kaybı ile karakterize edilen bir durumdur. Uluslararası Kontinans Derneği (ICS) verilerine göre kadınların yaklaşık %33’ünü etkiler. Tedavi seçenekleri: pelvik taban egzersizleri, medikal tedavi, TVT ve TOT cerrahisi.

Ücretsiz Konsültasyon

Prof. Dr. Özkan Onuk ile görüşün

Gizlilik Garantisi
Ücretsiz Danışmanlık
Bilgi Detay
Durum Kadınlarda Üriner İnkontinans
Hekim Prof. Dr. Özkan Onuk — Üroloji Uzmanı
Klinik Urologica, İstanbul
Tedavi Süresi Tipe ve tedavi yöntemine göre değişir
Tedavi Seçenekleri Konservatif, medikal, cerrahi
Cerrahi Süre 30-90 dakika (prosedüre göre)
İyileşme 2-6 hafta (prosedüre göre)
Akreditasyon Türk Üroloji Derneği standartlarında
Fiyat Danışmanlık görüşmesinde belirlenir
İletişim WhatsApp: +90 541 123 06 03

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nedir?

Kadınlarda idrar kaçırma, tıbbi literatürde üriner inkontinans olarak adlandırılan ve istemsiz idrar kaybı ile karakterize edilen bir durumdur. Uluslararası Kontinans Derneği (ICS) tanımına göre, objektif olarak gösterilebilen ve sosyal ya da hijyenik sorunlara yol açan her türlü istemsiz idrar kaçağı bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Üriner inkontinans, kadınların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Sosyal izolasyon, depresyon, anksiyete ve cinsel disfonksiyon gibi psikolojik etkilerin yanı sıra cilt irritasyonu ve idrar yolu enfeksiyonları gibi fiziksel komplikasyonlara da yol açabilmektedir. Kadınlarda idrar kaçırma tedavisi, inkontinans tipinin doğru belirlenmesiyle başlar ve bireyselleştirilmiş tedavi planı oluşturulmasını gerektirir.

Mesane ve pelvik taban anatomisinin anlaşılması, tedavi yaklaşımının belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. Mesane, idrarı depolayan ve üretra (idrar kanalı) aracılığıyla boşaltan bir organdır. Pelvik taban kasları, mesane boynu ve üretranın desteklenmesinde temel rol oynamaktadır. Bu yapılardaki herhangi bir zayıflama veya disfonksiyon, inkontinansa neden olabilmektedir.

İdrar Kaçırma Tipleri

Kadınlarda idrar kaçırma, farklı mekanizmalarla ortaya çıkan çeşitli tiplere ayrılmaktadır. Her tipin kendine özgü semptomları, nedenleri ve tedavi yaklaşımları bulunmaktadır.

Stres İnkontinans

Stres inkontinans, kadınlarda en sık görülen idrar kaçırma tipidir. Öksürme, hapşırma, gülme, ağır kaldırma veya egzersiz gibi karın içi basıncını artıran aktiviteler sırasında istemsiz idrar kaybı ile karakterizedir. Pelvik taban kaslarının zayıflaması ve üretral hipermobilite, stres inkontinansın temel mekanizmalarıdır.

Urge İnkontinans (Sıkışma Tipi)

Urge inkontinans, ani ve yoğun idrar yapma ihtiyacı ile birlikte tuvalete yetişemeden idrar kaçırma durumudur. Aşırı aktif mesane sendromu (AAM) ile ilişkili olan bu tip, mesane kasının (detrusor) istemsiz kasılmalarından kaynaklanmaktadır. Sıkışma hissi, sık idrara çıkma ve noktüri (gece idrar yapma) eşlik edebilmektedir.

Mikst İnkontinans

Mikst inkontinans, stres ve urge inkontinansın birlikte görüldüğü durumdur. Kadınlarda oldukça yaygın olan bu tip, her iki mekanizmanın da değerlendirilmesini ve tedavi edilmesini gerektirmektedir. Tedavi planı, baskın olan inkontinans tipine göre şekillendirilmektedir.

Taşma İnkontinansı

Taşma inkontinansı, mesanenin tam olarak boşalamaması sonucu sürekli damla damla idrar kaçağı ile karakterizedir. Mesane çıkım obstrüksiyonu veya detrusor kas kontraktilitesinin azalması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Fonksiyonel İnkontinans

Fonksiyonel inkontinans, hareket kısıtlılığı veya kognitif bozukluklar nedeniyle tuvalete zamanında ulaşamamaktan kaynaklanan idrar kaçırma durumudur. Alt üriner sistem anatomik olarak normal olabilir ancak fiziksel veya mental engeller nedeniyle inkontinans gelişmektedir.

Kadınlarda İdrar Kaçırmanın Nedenleri

Kadınlarda idrar kaçırmanın gelişiminde birçok risk faktörü ve neden rol oynamaktadır. Bu faktörlerin anlaşılması, hem önleme hem de tedavi stratejilerinin belirlenmesinde önem taşımaktadır.

Gebelik ve Doğum

Vajinal doğum, pelvik taban kasları ve sinirlerinde hasar oluşturabilmektedir. Özellikle uzun süren doğum eylemi, müdahaleli doğumlar ve makrozomik (iri) bebek doğurma, inkontinans riskini artırmaktadır. Gebelik sürecinde artan uterin ağırlık da pelvik tabana baskı oluşturmaktadır.

Menopoz ve Hormonal Değişiklikler

Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin düşmesi, ürogenital dokuların atrofisine ve pelvik taban zayıflamasına katkıda bulunmaktadır. Vajinal ve üretral mukozanın incelmesi, inkontinans semptomlarını şiddetlendirebilmektedir.

Yaş

İlerleyen yaşla birlikte mesane kapasitesi azalmakta, pelvik taban kas gücü düşmekte ve doku elastikiyeti kaybolmaktadır. Yaşlanma sürecinde inkontinans prevalansı artış göstermektedir.

Obezite

Fazla kilolu olmak, karın içi basıncının kronik olarak artmasına ve pelvik tabana sürekli baskı uygulanmasına neden olmaktadır. Kilo kaybı, inkontinans semptomlarında önemli iyileşme sağlayabilmektedir.

Pelvik Organ Prolapsusu

Mesane (sistosel), uterus veya rektum (rektosel) sarkması, idrar kaçırma ile sıklıkla birlikte görülmektedir. Prolapsus cerrahisi ve inkontinans tedavisi birlikte planlanabilmektedir.

Kronik Öksürük ve Kabızlık

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, sigara içiciliği veya kronik kabızlık, karın içi basıncın tekrarlayan artışlarına ve pelvik taban yorulmasına neden olmaktadır.

Nörolojik Durumlar

Multiple skleroz, Parkinson hastalığı, inme ve spinal kord yaralanmaları, mesane kontrolünü etkileyen nörolojik nedenler arasındadır.

Tanı Süreci

Kadınlarda idrar kaçırma tedavisinin başarısı, doğru tanı konulmasına bağlıdır. Kapsamlı değerlendirme, inkontinans tipinin belirlenmesi ve altta yatan nedenlerin ortaya konması açısından kritik öneme sahiptir.

Öykü Alma

Detaylı öykü alma, tanı sürecinin temelini oluşturmaktadır. İdrar kaçırmanın ne zaman başladığı, hangi durumlarda ortaya çıktığı, miktarı, sıklığı ve tetikleyici faktörler sorgulanmaktadır. Obstetrik öykü, menstrüel durum, geçirilmiş ameliyatlar ve kullanılan ilaçlar değerlendirilmektedir.

İşeme Günlüğü

Hastanın belirli bir süre boyunca tuttuğu işeme günlüğü, sıvı alımı, işeme sıklığı, idrar miktarı ve kaçırma episodları hakkında objektif bilgi sağlamaktadır. Bu kayıtlar, tedavi planlamasında yol gösterici olmaktadır.

Fizik Muayene

Pelvik muayene sırasında pelvik taban kas gücü, vajinal atrofi bulguları, prolapsus varlığı ve öksürük stres testi değerlendirilmektedir. Nörolojik muayene, duyusal ve motor fonksiyonların kontrolü açısından önemlidir.

Ped Testi

Standartize ped testi, idrar kaçırma miktarının objektif olarak ölçülmesine olanak tanımaktadır. Tedavi öncesi ve sonrası karşılaştırma için kullanılabilmektedir.

Ürodinami

Ürodinamik çalışmalar, mesane fonksiyonunun detaylı değerlendirilmesini sağlamaktadır. Sistometri, basınç-akım çalışması ve üretral basınç profilometri, inkontinans tipinin kesin tanısında ve tedavi planlamasında yardımcı olmaktadır. Özellikle cerrahi öncesi değerlendirmede ürodinami önerilmektedir.

Görüntüleme

Pelvik ultrasonografi, mesane boşalma sonrası rezidü idrar miktarının ölçülmesi ve pelvik organ prolapsusu değerlendirmesi için kullanılmaktadır. Bazı durumlarda MR görüntüleme gerekebilmektedir.

Konservatif Tedavi Seçenekleri

Kadınlarda idrar kaçırma tedavisinde ilk basamak olarak konservatif yaklaşımlar önerilmektedir. Bu yöntemler, özellikle hafif-orta şiddette inkontinansta etkili olabilmekte ve cerrahi müdahale ihtiyacını azaltabilmektedir.

Pelvik Taban Kas Egzersizleri (Kegel)

Pelvik taban kas egzersizleri, stres inkontinans tedavisinde birinci basamak tedavi olarak kabul edilmektedir. Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzları, en az 3 ay süreyle düzenli egzersiz yapılmasını önermektedir. Doğru kas grubunun tanımlanması ve düzenli egzersiz programına uyum, başarı için kritiktir. Fizyoterapist eşliğinde biofeedback destekli egzersizler, kas farkındalığını ve egzersiz etkinliğini artırabilmektedir.

Mesane Eğitimi

Mesane eğitimi, urge inkontinans ve aşırı aktif mesane tedavisinde önerilen davranışsal tedavi yöntemidir. İşeme aralıklarının kademeli olarak uzatılması, sıkışma hissinin yönetilmesi ve mesane kapasitesinin artırılması hedeflenmektedir. Programın başarısı, hasta motivasyonu ve düzenli takip ile doğrudan ilişkilidir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Kilo kontrolü, inkontinans semptomlarında önemli iyileşme sağlayabilmektedir. Kafein ve alkol tüketiminin azaltılması, sıvı alımının düzenlenmesi, kabızlığın önlenmesi ve sigaranın bırakılması önerilen yaşam tarzı modifikasyonları arasındadır.

Pesser Kullanımı

Vajinal pesserler, hem pelvik organ prolapsusu hem de stres inkontinans tedavisinde kullanılabilen non-invaziv cihazlardır. Üretral desteği artırarak stres inkontinansı kontrol altına alabilmektedir. Cerrahi istemeyen veya cerrahi için uygun olmayan hastalarda alternatif olarak değerlendirilmektedir.

Elektrik Stimülasyonu

Pelvik taban elektrik stimülasyonu, kas gücünü artırmak ve mesane inhibisyonu sağlamak amacıyla uygulanabilmektedir. Kegel egzersizlerine ek olarak veya egzersiz yapamayan hastalarda kullanılmaktadır.

Medikal Tedavi

Konservatif tedavilerin yetersiz kaldığı veya ek destek gerektiği durumlarda medikal tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. İlaç tedavisi, özellikle urge inkontinans ve aşırı aktif mesane tedavisinde etkili olabilmektedir.

Antikolinerjik İlaçlar

Antikolinerjik (antimuskarinik) ilaçlar, aşırı aktif mesane ve urge inkontinans tedavisinde birinci basamak farmakolojik tedavi olarak kullanılmaktadır. Mesane kasının istemsiz kasılmalarını baskılayarak sıkışma hissi, sıklık ve kaçırma episodlarını azaltmaktadır. Ağız kuruluğu, kabızlık ve bulanık görme gibi yan etkiler görülebilmektedir.

Beta-3 Agonistleri

Beta-3 adrenerjik agonistler, mesane kasını gevşeterek mesane kapasitesini artırmaktadır. Antikolinerjik yan etkileri tolere edemeyen hastalarda alternatif olarak tercih edilebilmektedir.

Topikal Östrojen

Menopoz sonrası dönemde vajinal östrojen tedavisi, ürogenital atrofiyi düzelterek inkontinans semptomlarında iyileşme sağlayabilmektedir. Topikal uygulama, sistemik yan etki riskini minimize etmektedir.

Botulinum Toksin Enjeksiyonu

Dirençli aşırı aktif mesane ve urge inkontinans tedavisinde mesane duvarına botulinum toksin enjeksiyonu uygulanabilmektedir. Bu işlem, sistoskopi eşliğinde yapılmakta ve etkisi genellikle aylar içerisinde azaldığından tekrar enjeksiyon gerekebilmektedir.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Konservatif ve medikal tedavilerin yetersiz kaldığı stres inkontinans olgularında cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Cerrahi yöntem seçimi, inkontinans tipine, şiddetine, eşlik eden prolapsus varlığına ve hasta tercihlerine göre belirlenmektedir.

Midüretral Sling (Askı) Ameliyatı

Midüretral sling ameliyatı, stres inkontinans tedavisinde altın standart cerrahi yöntem olarak kabul edilmektedir. Sentetik bir bant, üretranın orta kısmının altına yerleştirilerek destek sağlanmaktadır. Retropubik (TVT) ve transobturator (TOT) yaklaşımları mevcuttur. Minimal invaziv bir prosedür olup genellikle günübirlik veya kısa hastane kalışı ile uygulanmaktadır.

Burch Kolposüspansiyonu

Burch kolposüspansiyonu, vajinal duvarın retropubik alana süspansiyonunu içeren açık veya laparoskopik cerrahi yöntemdir. Sentetik mesh kullanımının kontrendike olduğu durumlarda veya eşzamanlı karın cerrahisi gerektiğinde tercih edilebilmektedir.

Üretral Bulking Ajanları

Üretral bulking ajanları, üretra etrafına enjekte edilerek koaptasyonu artırmayı hedefleyen minimal invaziv bir yöntemdir. Daha az invaziv olmakla birlikte, sling ameliyatlarına kıyasla etkinliği daha düşük olabilmekte ve tekrar enjeksiyon gerekebilmektedir. Cerrahiye uygun olmayan veya cerrahiyi tercih etmeyen hastalarda değerlendirilebilmektedir.

Artifisyel Üriner Sfinkter

İntrinsik sfinkter yetmezliği olan ciddi stres inkontinans olgularında artifisyel üriner sfinkter implantasyonu düşünülebilmektedir. Kadınlarda erkeklere kıyasla daha az sıklıkla uygulanmaktadır.

Prolapsus Cerrahisi

Pelvik organ prolapsusu ve inkontinansın birlikte bulunduğu olgularda, eşzamanlı prolapsus onarımı ve inkontinans cerrahisi planlanabilmektedir. Cerrahi strateji, her iki durumun da optimal düzeltilmesini hedeflemelidir.

Tedavi Beklentileri

Kadınlarda idrar kaçırma tedavisinden elde edilecek sonuçlar, inkontinans tipine, şiddetine, seçilen tedavi yöntemine ve hasta uyumuna bağlı olarak değişmektedir. Gerçekçi beklentilerin oluşturulması, hasta memnuniyeti açısından önemlidir.

Pelvik taban kas egzersizleri, stres inkontinans tedavisinde düzenli uygulandığında literatürde olumlu sonuçlar bildirilmektedir. Egzersiz programının etkinliği, doğru teknik ve en az üç ay süreyle düzenli uygulama ile artmaktadır. Konservatif tedavilerde sabır ve süreklilik kritik öneme sahiptir.

Medikal tedavi, urge inkontinans semptomlarında önemli rahatlama sağlayabilmektedir. İlaç tedavisinin etkinliği bireysel farklılık göstermekte olup, yan etki profili tedavi uyumunu etkileyebilmektedir. Optimal sonuç için ilaç titrasyonu ve gerekirse ilaç değişikliği gerekebilmektedir.

Midüretral sling ameliyatları, stres inkontinans tedavisinde yüksek başarı oranları bildirilen cerrahi yöntemlerdir. Uzun dönem takip çalışmalarında kalıcı düzelme oranları literatürde raporlanmaktadır. Cerrahi başarı, hasta seçimi, cerrahi teknik ve ameliyat sonrası bakıma bağlıdır.

Tedavi sonrası tam kuru kalma sağlanamasa bile, semptom şiddetinde önemli azalma ve yaşam kalitesinde belirgin iyileşme elde edilebilmektedir. Bazı hastalarda kombine tedavi yaklaşımları gerekebilmektedir.

Riskler ve Komplikasyonlar

Her tedavi yönteminin kendine özgü risk ve komplikasyon profili bulunmaktadır. Tedavi kararı verilirken potansiyel riskler ile beklenen faydalar değerlendirilmelidir.

Konservatif Tedavi Riskleri

Konservatif tedaviler genellikle güvenli olmakla birlikte, hatalı egzersiz tekniği pelvik ağrıya neden olabilmektedir. Pesser kullanımında vajinal erozyon, enfeksiyon ve akıntı görülebilmektedir.

Medikal Tedavi Yan Etkileri

Antikolinerjik ilaçların ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme ve kognitif yan etkileri görülebilmektedir. Yaşlı hastalarda kognitif etki riski nedeniyle dikkatli kullanım önerilmektedir. Beta-3 agonistlerde hipertansiyon ve idrar yolu enfeksiyonu yan etkileri bildirilmektedir.

Cerrahi Komplikasyonlar

Midüretral sling ameliyatlarında görülebilen komplikasyonlar şunlardır:

Erken dönem komplikasyonlar arasında mesane veya üretra yaralanması, kanama, enfeksiyon ve idrar retansiyonu sayılabilmektedir. Geç dönem komplikasyonlar ise mesh erozyonu, disparoni (ağrılı cinsel ilişki), de novo urge inkontinans ve kronik pelvik ağrı olarak sıralanabilmektedir.

Mesh ile ilişkili komplikasyonlar nadir olmakla birlikte, bu konudaki farkındalık artmıştır. Tedavi seçenekleri, mesh olmayan alternatifler dahil olmak üzere hastaya sunulmalı ve bilgilendirilmiş onam alınmalıdır.

Botulinum toksin enjeksiyonunda idrar retansiyonu ve idrar yolu enfeksiyonu riski bulunmaktadır. Retansiyon gelişen hastalarda geçici kateterizasyon gerekebilmektedir.

İyileşme Süreci

İyileşme süreci, uygulanan tedavi yöntemine göre farklılık göstermektedir. Tedavi sonrası önerilere uyum, optimal sonuç elde edilmesinde kritik rol oynamaktadır.

Konservatif Tedavi Sonrası

Pelvik taban kas egzersizlerinin etkinliğinin ortaya çıkması için en az 8-12 haftalık düzenli egzersiz gerekmektedir. Egzersiz programı, kas gücü korunması için yaşam boyu sürdürülmelidir. Mesane eğitimi programları genellikle 6-12 hafta içerisinde sonuç vermektedir.

Cerrahi Sonrası İyileşme

Midüretral sling ameliyatları sonrası genel iyileşme süreci şu şekilde özetlenebilmektedir:

İlk birkaç gün hafif ağrı, şişlik ve idrar yaparken yanma hissi olabilmektedir. İlk iki hafta ağır kaldırma ve zorlu aktivitelerden kaçınılmalıdır. Dört ila altı hafta içerisinde cinsel aktivite ve normal egzersize dönüş genellikle mümkündür. Tam iyileşme ve optimal sonucun değerlendirilmesi için altı hafta ile üç ay arasında süre gerekmektedir.

Ameliyat sonrası düzenli takip muayeneleri önerilmektedir. Ateş, şiddetli ağrı, aşırı kanama veya idrar yapamama gibi durumlarda acil değerlendirme gerekmektedir.

Prof. Dr. Özkan Onuk Hakkında

Prof. Dr. Özkan Onuk, üroloji alanında akademik kariyerine devam eden bir hekimdir.

Prof. Dr. Özkan Onuk, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Akademik Pozisyon: Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Uzmanlık Alanları:

  • Kadın ürolojisi ve inkontinans
  • Pelvik taban cerrahisi
  • Ürodinamik değerlendirme
  • Minimal invaziv ürolojik cerrahi

Üyelikler:

  • Avrupa Üroloji Derneği (EAU)
  • Türk Üroloji Derneği
  • Uluslararası Kontinans Derneği (ICS)

Klinik Pratiği: İstanbul’da Urologica Kliniği’nde kadınlarda idrar kaçırma tedavisi alanında danışmanlık ve tedavi hizmeti sunmaktadır.

Danışmanlık Randevusu

Kadınlarda idrar kaçırma tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve bireysel değerlendirme için Prof. Dr. Özkan Onuk ile danışmanlık randevusu oluşturabilirsiniz.

Danışmanlık görüşmesinde tıbbi öykünüz değerlendirilmekte, muayene yapılmakta ve tedavi seçenekleri tartışılmaktadır. Penil protez endikasyonu, uygun protez tipi ve cerrahi süreç hakkında bilgilendirme sağlanmaktadır. Bireysel sorularınız yanıtlanmakta ve beklentileriniz değerlendirilmektedir.

İletişim:

📱 WhatsApp: +90 541 123 06 03 📧 E-posta: Urologica.tr@gmail.com 📍 Konum: Urologica, İstanbul

Yasal Uyarı

Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hiçbir şekilde profesyonel tıbbi görüşün yerini almaz. Herhangi bir tıbbi durum hakkında sorularınız için her zaman nitelikli bir hekime danışın. Bireysel sonuçlar değişiklik gösterebilir. Prof. Dr. Özkan Onuk ve Urologica, burada sağlanan bilgilere dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz. Bu içerik Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmıştır.

Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Özkan Onuk, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Son güncelleme: Şubat 2026 | Sonraki inceleme: Mayıs 2026

Neden Urologica?

Kadınlarda İdrar Kaçırma Tedavisi İçin Neden Bizi Seçmelisiniz?

Kadına özel yaklaşım ve kişiye özel tedavi planı ile yaşam kalitenizi yeniden kazanın.

Prof. Dr. Özkan Onuk

Prof. Dr. Özkan Onuk

Üroloji Uzmanı | Klinik Direktörü

Rigicon Global Reference Center

Kadına Özel Yaklaşım

Gebelik, doğum ve menopoz gibi kadına özgü faktörler göz önünde bulundurularak özel tedavi planı oluşturulur.

Kapsamlı Tanı ve Değerlendirme

İnkontinans tipini belirlemek için ürodinamik testler ve pelvik taban değerlendirmesi yapılır.

Minimal İnvaziv Cerrahi

TOT/TVT sling operasyonları ile kısa iyileşme süresi ve yüksek başarı oranları sağlanır.

Tam Gizlilik Garantisi

Hassas bir konu olduğunun farkındayız. Tüm süreç en üst düzeyde mahremiyet ile yürütülür.

20+
Yıl Deneyim
3000+
Başarılı Ameliyat
%98
Hasta Memnuniyeti
5000+
Mutlu Hasta
Sık Sorulan Sorular

Kadınlarda İdrar Kaçırma Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kadınlarda idrar kaçırma hakkında en sık sorulan sorular ve yanıtları.

İdrar kaçırma yaşlanmayla birlikte daha sık görülmekle birlikte, normal kabul edilmemelidir. Tedavi edilebilir bir durumdur ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa mutlaka değerlendirilmelidir.
Pelvik taban kas egzersizleri, stres inkontinans tedavisinde bilimsel kanıtlarla desteklenen etkili bir yöntemdir. Doğru teknik ve düzenli uygulama ile önemli iyileşme sağlanabilmektedir. Sonuçların ortaya çıkması için en az üç ay gerekebilmektedir.
İdrar kaçırma günlük yaşamınızı, sosyal aktivitelerinizi veya psikolojik durumunuzu olumsuz etkiliyorsa değerlendirme önerilmektedir. Ayrıca ani başlangıçlı inkontinans, idrarda kan veya ağrı varsa acil değerlendirme gerekmektedir.
Midüretral sling ameliyatları genellikle otuz ila altmış dakika arasında sürmektedir. Prosedür tipi ve eşlik eden durumlar süreyi etkileyebilmektedir.
Günlük aktivitelere genellikle birkaç gün içerisinde dönülebilmektedir. Ağır kaldırma ve zorlu egzersizlerden dört ila altı hafta kaçınılması önerilmektedir. İş dönüşü, işin niteliğine göre bir ila iki hafta arasında değişebilmektedir.
Midüretral sling ameliyatlarında kullanılan meshler, onlarca yıldır uygulanan ve genel olarak güvenli kabul edilen yöntemlerdir. Mesh ile ilişkili komplikasyonlar nadir olmakla birlikte mümkündür. Mesh olmayan alternatifler de mevcuttur ve tedavi seçenekleri bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Tedavi sonrası uzun dönemde semptomların tekrarlama olasılığı vardır. Pelvik taban kas egzersizlerinin sürdürülmesi, sağlıklı kilo korunması ve risk faktörlerinin kontrolü nüksü azaltabilmektedir.
Doğum önemli bir risk faktörü olmakla birlikte, nullipar kadınlarda da idrar kaçırma görülebilmektedir. Genetik faktörler, obezite, kronik öksürük ve diğer risk faktörleri rol oynayabilmektedir.
Pelvik organ prolapsusu ve idrar kaçırma sıklıkla birlikte görülmektedir ve ortak risk faktörlerini paylaşmaktadır. Her iki durum da pelvik taban zayıflaması ile ilişkilidir. Değerlendirme sırasında her iki durum da göz önünde bulundurulmalıdır.
Tedavi seçimi, inkontinans tipi, şiddeti, eşlik eden durumlar, hasta tercihleri ve genel sağlık durumuna göre belirlenmektedir. Prof. Dr. Özkan Onuk ile danışmanlık görüşmesinde bireysel değerlendirme yapılarak en uygun tedavi planı oluşturulmaktadır.

Sorularınız mı var? Ücretsiz konsültasyon ile tüm merak ettiklerinizi sorun.

WhatsApp ile Soru Sorun
Yolculuğunuza Başlayın

Ücretsiz Konsültasyonunuzu Bugün Alın

Prof. Dr. Özkan Onuk ile gizlilik içinde görüşün, sorularınızı yanıtlayalım ve size en uygun tedavi planını birlikte oluşturalım.

JCI Akrediteli
Hastaneler
Rigicon Sertifikalı
Cerrah
Ömür Boyu
Takip Garantisi
Tam Gizlilik
Garantisi